10 Nisan 2009 Cuma

Akciğer Kanseri Belirtileri

Akciğer Kanseri Belirtileri



Bu hastalıkta şu yakınmalar doktora biran önce gitmek açısından uyarıcıdır: geçmeyen öksürük veya göğüs ağrısı, solunum sırasında hırıltı, hışıltı sesleri duyma, nefes darlığı, öksürükle kan veya kanlı balgam çıkarmak, ses kısıklığı veya boyunda ve yüzde şişlikler ortaya çıkması. Bundan başka kanser dokusunun göğüs boşluğunda aşırı büyümesi sonucunda önemli organlara bası yapabilir ve yutma güçlüğü, kalp yetmezliği gibi bulgular verebilir. Yine kanser hücreleri vücudun hemen her organına ve dokusuna yayılabilir; beyin, karaciğer, kemik, böbrek üstü bezleri başta olmak üzere bulunduğu yere göre bulgular verebilir. Hatta göze bile yayılabilerek görme kayıplarına yol açabilir. Bundan başka kanser hücreleri yayılmadığı halde salgıladıkları bazı maddelere bağlı olarak vücutta birçok metabolik ve hormonal sorunlar yapabilir. Bu hastalıktan kuşkulandığında doktorunuz bronkoskop denen bir aletle bronşlarınızın içine bakmak isteyecektir. Bu teste bronkoskopi denir ve genellikle hastane şartlarında yapılır. Bu test öncesi hastaya lokal uyuşturucu ilaçlar verilir, böylece geçici bir süre boğazda, nefes borusunda hissetmeme durumu ortaya çıkar. Bir miktar basınç hissi olabilirse de ağrı hissedilmez. Daha sonra doktorunuz bronş duvarlarından hücreler veya küçük parçalar alabilecek ve mikroskop altında kanser hücreleri olup olmadığının araştırılmasını sağlayacaktır. Bu işleme biyopsi denmektedir.

Bronkoskop ile ulaşılması zor olan akciğer bölgelerinden doku almak için dışarıdan bir iğne de kullanabilir. Bu işlemde, deride küçük bir kesi yapılabilir ve kaburgalar arasından iğne yerleştirilir. Bu işleme iğne aspirasyon biyopsisi denmektedir. Patoloji doktorları mikroskop ile, herhangi bir kanser hücresi olup olmadığını anlamak için alınan dokuları incelerler. Test öncesi hastanın acı duymaması için lokal etkili uyuşturucular kullanılmaktadır.

Hastalıktan kurtulmak (prognoz, sağ-kalım) ve tedavi seçimi, kanserin evresine (sadece akciğerde mi yoksa başka yere yayılmış mı olmasına) ve hastanın cinsiyetine ve genel sağlık durumuna bağlıdır.

Akciğer Kanseri Tedavisi

Akciğer Kanseri Tedavisi

Tüm akciğer kanserli hastalarda tedavi seçenekleri vardır. Dört tür tedavi kullanılmaktadır.

* Cerrahi (kanseri alıp çıkartmak)
* Radyasyon (ışın) tedavisi (yüksek-doz x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerinin öldürülmesi)
* Kemoterapi (kanser hücrelerini öldürmek üzere ilaçlar kullanılması) Bitkisel Tedavi (immün sistemi destekleyerek kanserli hücrelerin yok edilmesi)

Ayrıca, küçük hücreli akciğer kanserinin tedavisinde etkili yeni tedaviler olup olmadığını araştıran klinik araştırmalar vardır.

Cerrahi, kanser sadece bir akciğer ve en fazla yakınındaki lenf bezlerine yayılmış durumda ise kullanılabilir. Küçük hücreli akciğer kanseri genellikle sadece bir akciğerde bulunmadığından cerrahi nadiren kullanılabilmektedir. Ancak cerrahi bazen hastada kesin olarak hangi kanserin bulunduğunu anlamak için de kullanılabilmektedir. Eğer cerrahi yapılırsa doktor şu operasyonlardan birini yapacaktır:

* Sadece küçük bir akciğer kısmını çıkaran kama tarzı kesiler (wedge rezeksiyon).
* Lobektomi ameliyatında akciğerin bir lobunun tamamı çıkarılır.
* Pnömonektomi denilen ameliyatlarda bir akciğerin tamamı çıkarılır.

Cerrahi sırasında doktor kanser olduğunu gördüğü lenf bezelerini de çıkarabilir.

Radyasyon tedavisinde kanser hücrelerini öldürmek ve tümörü küçültmek için x-ışınları veya diğer yüksek-enerjili ışınlar kullanılır. Küçük hücreli akciğer kanserinde genellikle vücut dışındaki bir cihaz aracılığıyla yapılır (dıştan ışın tedavisi). Bu tedavi hem akciğerlerdeki hem de vücudun diğer yerlerine yayılan kanser hücrelerini öldürmek için kullanılır. Işın tedavisi beyinde kanser gelişmesini önlemek için de kullanılabilir. Buna koruyucu beyin ışınlaması denir. Bu koruyucu beyin ışınlaması beyin fonksiyonlarını etkileyebileceğinden doktor hastaya böyle bir tedaviye karar vermesi için yardım edebilir. Işın tedavisi tek başına, cerrahi ile ve/veya kemoterapi ile birlikte kullanılabilmektedir.

Kemoterapi küçük hücreli akciğer kanserinin tüm evrelerinde ençok kullanılan tedavi yöntemidir. Kemoterapi haplar şeklinde veya iğne aracılığıyla damar veya kaslara verilerek de uygulanabilir. Kemoterapi bir sistemik tedavi olarak da bilinir, çünkü verilen ilaç kan dolaşımına girerek tüm vücudu dolaşır ve akciğerler dışındaki örneğin beyindeki kanser hücrelerini de öldürebilir.
Evreye göre tedavi

Küçük hücreli akciğer kanserinde tedavi hastalığın evresine, hastanın yaşına ve genel sağlık durumuna bağlıdır.

Eski araştırmalardan etkili olduğu gösterilmiş standard kemoterapiler kullanılabilir veya bir klinik araştırma protokolünde bulunmak gündeme gelebilir. Çoğu hasta standard kemoterapiler ile iyileştirilemez ve bazılarında beklenenden daha fazla yan etki ortaya çıkar. Bu nedenlerle daha iyi kanser tedavileri bulmak için klinik araştırmalar yapılmaktadır ve bunlar en son klinik bilgilere dayanmaktadır. Şu anda kliniğimizde küçük hücreli akciğer kanserinde deneysel bir tedavi uygulanmamaktadır.

Kemoterapinin Yan Etkileri ve Uyarilar

Kemoterapinin Yan Etkileri ve Uyarilar

Kemoterapi gören herkes yan tesirlerden etkilenmez.Kanser tedavileri,değişik insanlarda değişik reaksiyonlar gösterir,bu reaksiyonlar tedaviden tedaviye değişir.Hemen hemen bütün yan etkileri geçici olduklarını ve tedavi biter bitmez ortadan kalkacaklarını bilmeniz sizin için rahatlatıcı olacaktır.

Ağız,sindirim sistemi,cilt,saçlar,kemik iliği(kemiğin içindeki yeni kan hücreleri üzeten süngerimsi madde) ve üreme hücreleri (kadın ve erkek yumurtalık hücreleri) gibi vücudunuzun belli başlı bölümleri kemoterapiden değişik düzeylerde etkilenebilir.

Bazı ilaçlar sizde huzursuzluk ve hassasiyet yaratabilir,bunu önemsemeyiziniz,geçicidir.İlaç tedavisi yapılırken hep sağduyulu olmalısınız.Yorgunluk hissederseniz istirahat edin.Tedavi esnasında üzerinde önemle durmanız gereken konulardan bir tanesi de özellikle ideal kilonuzun devam ettirilmedir.Bunun için arzu ettiğiniz şeyleri yiyebilirsiniz.Karaciğer ve diğer sakatat,peynir, deniz ürünleri,çok yapraklı taze yeşil sebzeler,yoğurt,hububat,fındık ve fasulye,bakla ve bezelye gibi yiyecekler en uygunudur.Günlük içeceğiniz su ve sulu şeyler en az iki litre olmalıdır.Eğer özel bir beslenme şekli gerekiyorsa bunu size doktorunuz önerecektir.

Yorgunluk ve halsizlik en sık görülen yan etkilerden bir tanesidir.Bu durum kesinlikle hastalığın ilerlemiş olduğunun işareti değildir,kemoterapi bittikten sonra azalarak kaybolacaktır.En güzel önlem dinlenmektir.Kemoterapi öncesi ve sonrası dinlenin ve erken yatıp geç kalkın.Yukarıda açıklanan gıdaları almaya ve belirtilen miktarda su ve sulu şeyler içmeye özen gösterin.Bunların yanında akşam saat altıdan sonra kafeinli içecekler ve yiyeceklerden sakının.

Kemoterapi yapılan kişiler soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklara karşı çok hassas olurlar.Bu tip hastalığı olan kişilerden uzak durun.Bu gibi hastalıklar durumunda doktorunuz önermedikçe başka ilaç almayın.

Kendi kemoterapinizin sebep olabileceği yan etkiler konusunda daha fazla bilgi edinmek isterseniz, kesin olarak hangi ilacı aldığınızı bilen doktorunuzla konuşun.Doktorunuz,durumunuza yardımcı olacak ilaçlar verebilir veya yan etkileri azaltmak için tedavinizin şeklinde bir takım değişiklikler yapabilir.

Kanser Tedavisi Planlaması

Kanser Tedavisi Planlaması

Doktorunuz tedavi planını yaparken kanser tipi,vücudun neresinde olduğu,ne kadar yayıldığı, yaşınız ve genel sağlığınız gibi faktörleri değerlendirir.Tedavinizin sıklığı ve süresi kanserin tipi, almakta olduğunuz ilaçlar,kanser hücrelerinin ilaçlara cevabı ve ilaçların yan etkileri gibi bir çok faktöre bağlıdır.

Kemoterapi genellikle bir çok kür olarak verilir.Her kür,verilen ilaç veya ilaçlara bağlı olarak birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilir ve birkaç haftalık dinlenmelerle uygulanarak vücudunuz her hangi bir yan etkiye karşı korunmuş olur.Toplam kür sayısı kanserin ilaçlara vereceği cevaba bağlıdır.Tüm kemoterapi kürlerinin tamamlanması belki de aylarca sürebilir.Kemoterapi infüzyon pompası ile verildiğinde,birkaç günden birkaç haftaya kadar değişen bir zaman süresince uygulanabilir.Ağızdan verilen kemoterapi,dinlenme sürecinde önce günlük küçük dozlar şeklinde haftalarca veya aylarca sürebilir.

Kemoterapi verilmeden önce,röntgen çekilmesi,kan testleri yapılması veya doktorunuzu görmeniz gerekebilir.Tüm kemoterapi ilaçları özel usullerle hastanede hazırlanarak size verilir.

Doktorunuz tedavi planını size anlatacaktır eğer herhangi bir sorununuz varsa çekinmeden doktorunuza sorun.Sorularınızı unutmamak için not almanız ve bu tedavi planını anlatırken bir yakınınızla gelmeniz yararlı olur.

Doktorunuz,kan testleri,röntgen filmleri ve taramalarla düzenli olarak kemoterapinin kanseriniz üzerindeki etkilerini değerlendirilicektir.Bu testlerle kanserin tedavi karşısında ne kadar etkilendiği gözlemlenir.Bazen testlerin sonucuna göre tedavi planınızı kısmen veya tamamen değiştirebilir. Kimi zaman verilmete olan ilaçlar kanseri yeterince küçültmeyebilir.Bu durumda ilaçları değiştirmek daha etkili olabilir.Nadiren tedaviniz,kemoterapi ilaçlarının geçici olarak kemik iliği faaliyetlerini engellediğinden bir süre ertelenebilir.Böylece,bir sonraki kür verilmeden önce kemik iliği faaliyeti normala döner.

Kemoterapi ilaçları Nasıl Etki Eder

Kemoterapi ilaçları Nasıl Etki Eder

Kanser,vücut hücrelerinin bir hastalığıdır.Normalde,tüm hücreler sistemli ve denetimli bir şekilde bölünür ve kendi kendilerini yenilerler.Kanserde bu olay denetim dışı kalır,hücreler kontrolsüzce bölünerek tümör tabir edilen bir yumru oluşturur veya lösemilerde olduğu gibi çok fazla miktarda lokosit(akyuvar) hücresi ürer.

Bazen kanser hücreleri,tümörden ayrılarak,kan dolaşımı veya lenf damarları yoluyla vücudun başka bir yerine gidebilirler.Kanser hücreleri vücudun başka bölümlerine ulaştığında orada yerleşerek yeni tümörler oluşturabilirler.Bunlara metastaz denid.

Kemoterapi ilaçları kana karışarak tüm vücuttaki kanser hücrelerine ulaşırlar ve bu hücreleri kanser hücresinin kendi kendine bölünmesini ve yenilenmesini engelleyerek tesir ederler.Böylece ilaçlardan etkilenen kanser hücreleri zarar görür ve ölürler.

İlaçlar,kanser hücrelerini değişik yollarla etkilerler.Eğer birkaç ilaç birden kullanılıyorsa,bunların her biri kendi değişik etkilerinden dolayı seçilmiştir.Maalesef kemoterapi ilaçları vücuttakı normal hücreleri de etkileyebilir ve kimi zaman hoş olmayan yan etkilere yol açabilirler.Normal hücreler kanser hücrelerinden farklı olarak süratle kendi kendilerini yenilerler ve tedavi sırasında oluşan yan etkiler tedavi bitiminde ortadan kalkar,ayrıca normal hücrelerin ilaçtan etkilenmesi de geçicidir.

Kemoterapi ilaçları bazı kanser tiplerinde yüksek oranlarda,bazılarında düşük oranlarda etkilidir. Bu kanserin tipine bağlıdır.Bu nedenle kemoterapi kanseri küçültmek,yaşamı uzatmak ve belirtileri hafifletmek amaçlı uygulanmaktadır.

Kemoterapi Nedir ve Nasıl Uygulanır

Kemoterapi Nedir ve Nasıl Uygulanır

Size uygulanan kemoterapinin şekli,özellikle kanserin türü,vücudun neresinden başladığı,kanser hücrelerinin tipi ve bu hücrelerin ne kadar yayıldığı gibi bir çok nedenlere bağlıdır.Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek için anti-kanser (sitotoksik) ilaçların kullanılmasıdır.Kemoterapi, kimyasal madde(ilaç) ve tedavi kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.Bu tedavide mevcut bulunan yaklaşık kırk değişik ilaçtan seçilen bir veya birkaç ilaç uygulanır.Kemoterapi,kanser tedavisinde,tek başına veya cerrahi işlemle ve/veya radyoterapi ile birlikte uygulanabilir.
Kemoterapide kullanılan ilaçlar sizde deneme için yapılmamaktadır.Siz bir denek değilsiniz.Bu ilaçların değerlendirmeleri yapılmış ve yıllardır kullanılmaktadır.Eğer bir deney ilacı gerekir ise, doktorunuz ilacın fayda ve zararlarını sizinle tartışır ve bu konuda sizinle anlaşırsa uygulamaya geçer.Bu nedenlerle,değerlendirilmesi yapılmamış veya yapılarak değersiz oldukları ortaya konulmuş bazı maddeleri ve metodları tedavi edici olarak uygulayan ve bilimsel ciddiyet taşımayan bu kişilerin iddialarına ve uygulamalarına itibar etmeyiniz.

Kemoterapi,kanser tipine ve kullanılan ilaçlara göre çok çeşitli yollarla verilebilir.En yaygın yolları damara enjekte etmek ve ağız yoluyla vermektir.Daha ender olarak adeleye veya deri altına enjekte edilir.Özel durumlarda omuriliğe de enjekte edilebilir.Bazı hastalarda,bu yollardan bir kaçı birlikte kullanılabilir.Hangi yolla verilirse verilsin ilaçlar kana karışarak vücudun her tarafına tabii ki kanser hücrelerine de ulaşırlar.

İlaçların Damar Yoluyla Verilmesi
Bazen ilaçlar çok miktarda sıvı içinde sulandırılarak damla damla kolunuzdaki bir damara verilir. Damardan kemoterapi yapılan bazı kişiler,serumun gittiği damardan zaman zaman yanma ve ağrı hissi duyabilirler.Bu durumda doktor veya hemşireye haber vererek serumun yavaşlatılmasını isteyebilirsiniz.Damar içinde kemoterapi vermenin bir başka yolu da,plastik bir kateterin (plastik ince bir hortum) cerrahi bir işlemle göğsünüzdeki bir damara yerleştirilmesidir.Hickman kateteri en yaygın olarak kullanılanıdır.Koldaki damar için kullanılan kateterden farklı olarak,lokal veya genel anestezi ile yerleştirilir.Yerleştirildikten sonra damardan çıkmaması için göğsünüze sıkıca bantlanır ve damar içinde aylarca kalabilir,böylece damar için kemoterapi verilirken iğneye ihtiyacınız olmayacaktır.Test için gereken kan da bu kateter aracılığıyla alınabilir.Bu kataterin olası problemleri enfeksiyon ve pıhtılaşarak tıkanmasıdır.Kateter haftada bir kez heparinle (pıhtılaşmayı engelleyen bir ilaç)yıkanacaktır.Banyo yapıp duş almanızda sakınca yoktur,ama günlük yaşamınıza birkaç kısıtlama getirebilir.Hickman kateterinini gerektiği gibi bakımı konusunda endişeliriniz varsa,evinize dönmeden önce bu hususu doktorunuzla konuşun.

Damar içi kemoterapi ilaçları,genellikle yarım saatten birkaç saate veya bazen birkaç güne kadar değişen bir süre verilir.Eğer sadece birkaç saat sürerse hastanede kalmanıza gerek yoktur, birkaç gün sürerse bir süre hastanede kalabilirsiniz.İnfüzyon pompaları,kemoterapi vermenin oldukça yaygın bir şeklidir.Bir çok değişik tipten oluşan bu pompalar,belirli bir miktar ilacın belli bir sürede verilmesi için kullanılır.

İlaçların ağız yoluyla verilmesi
Tedavinizin tamamı veya bir kısmı tablet şeklinde ağızdan verilebilir.İlaçları nasıl ve ne zaman alacığınız bütün ayrıntılarıyla anlatılır.Verilen bu tabletleri herhangi bir sebeple alamıyorsanız derhal doktorunuza durumu bildirin.

07 Nisan 2009 Salı

Akciğer Kanseri Nedenleri 9- Virüsler

Hayvanlarda yapılan çalışmalarda virüslerin akciğer kanserine yol açabildiği gösterilmiştir[51][53], son yıllarda yapılan çalışmalarda, insanlarda da virüslerin akciğer kanseri için bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. İnsanlarda risk faktörü olduğu ileri sürülen virüsler arasında; İnsan papillomavirüs[54], JC virüs[55], simian virüs 40, BK virüs ve sitomegalovirüs[56] sayılabilir.